Ben sevgiden yanayım
[Flash 9 is required to listen to audio.]
44 plays

Sevgili ileride ki karıcığım,

İlişkinin başlarında bana güvenemeyebilirsin, bu yüzden bir çok defa kavga edip, konuşmayabilirsin hatta. Çünkü ben kimseye güven veremem ilk başlarda, aslında olduğum kişiyi gösteremeyebilirim. Çünkü önce sana güvenmem lazım.

Sana belki ahım şahım sevgi sözcükleri kullanamam, öyle ağır romantiklikler de yapamam  ama sevgimi gösterebilirim.

Ve sen çok çakalsın yada şanslısın zannım karızığım. Hayal ettiğin adam gibi birisini buldun. Kaslı, baklavalı falan. Sen varya sen, hiç az değilsin.

Ama seni yerim. Bak bu kalıbı da hiç kullanmam. Sana diyeceğim diğer kelimeler gibi.

Olurda, böyle aramıza karakediler, vay efendim kara kargalar girerse, veyahut ayrılırsak bir süreliğine, sezerden başkasında gözün olmaz biliyorum, çünkü bu yüzden seninle evlenmek isterim zanım karızığım.

Kaşlarımın titrediğini farkediceksin, arada olur öyle ama sebebini sen anlayacaksın zaten.

Benim yarın edebiyat final’im var. Çalışmam lazım. 

Umarım, şimdi başka erkeklerle gününü gün etmiyor, öpüştük diye sevgili mi olduk? demiyorsundur. 

Çok öpüyorum,

Görüşmek üzere zanım karızığım.

Ev beni dövdü.

Bu sabah yataktan kalktım, baktım ağzım kurumuş. Su almak için mutfağa giderken ayak serçe parmağımı kapının kenarına çarptım. Hafifçe sendeleyerek gidip, ayağıma bakmak için masaya tutundum ve o anda muşamba kayarak, masanın üzerindeki bardağı yere düşürdüm. Bardak kırıldı. Yerde ki kırıkları toplarken elime cam battı, o sırada yerden kalkarken kafamın tam üstünü, açılmış olan çekmecenin kenarına çarptım. 

Yere attım kendimi. Bi’ iki yerim kanıyordu. Kafam kanamıyordu ve ayak serçe parmağım müthiş sızlıyordu. Zorla ayağa kalkıp, bir bardak alıp, damacananın pompasına doğru ilerledim. Sadece “hoşoşo hoşoşo” diye sesler çıkardı, damacananın dibinde su vardı ama pompanın ucu yetmediğinden gelmiyordu. O kadar çılgınlar gibi susamıştım ki, pompayı çıkarmaya karar verdim. 

Şimdi de pompayla güreş tutuyordum. Çıkmıyordu. Son gücümle asıldım ve çıkarmayı başardım. Çıkarırken pompanın borusu üst üste yığılı duran tencere-tava ikililerine çarptı. Onlar yüksek sesle yere düştü. Bir tanesi ayak serçe parmağıma. Yılmadım. Ayağımı diğer bacağımın baldırına dayadım.

Damacanayı tek elimle kafasından tutarak eğdim ve diğer elimde ki bardağı suyla doldurdum. Bardak taştı ve sular kolumdan süzülerek yere döküldü. Her yer sırılsıklam oldu. Suyu içtim ve seke seke içeriye gittim. Koltuğun üzerine oturdum ve bir şey kıtırt etti. Evet, Gözlüğümün üstüne oturmuşum.

Olacaklara karşın, yapacak birşeyim yoktu.

olum bak git.

Ben bu fotoğrafı çektikten 2 saniye sonra o tarağı suratıma yiyecek hiç birşey yapmadım.

Kadraj

Ya bu Adı Soyadı Photography ergenlerinin soyu niye tükenmedi hâlâ? Nerede kötü kadraj, nerede pis dokular, nerede boktan ışıklı close-up ağız burun meme çekimleri, nerede 18 punto Comic Sans’la yazılmış imzalar, orada bu elemanlar ya. Hayır birkaç sene önce revaçtayken dalga geçiyordum, çok uzun zamandır da rastlamamıştım, tam “Heveslerini alıp makineyi sattılar herhalde.” diye sevinirken az önce yine gördüm.

Bi’ de şey var mesela. Çocuk gelmiş 20 25 yaşına hala komik resimleri “koptum amk xD” diyerek paylaşıyor. Bir de bunu beğenen insanlar var. Ciddi ciddi bunu beğenebiliyorlar ya. Ya adam gidiyor, oradaki beğen butonuna basıyor. Bunu yapabiliyor ya.

Yapmayın, rica ediyorum, lütfen, yumruk atarım yarısı boşa gider. 

doğum günümü kutlayan annemi “cimirme” çalışmaları.

Taa sabahın 7 sinde başlayan antremanımı beklemiş, alarmını kurmuşta bana süpriz yapmış.

ameni yesinler yesinler, şeker yesinler.

[Flash 9 is required to listen to audio.]
1,120 plays

Ben senin arayıpta bulamadığın tokayım.

Ben senin kolunu vurduğun sehpanın köşesiyim.

Ben senin çok sevmediğin sebze yemeğiyim.

Ben senin yalan söylemene sebep olan gerçeğim.

Ben senin gözlerini başka tarafa kaçırıp geç cevap verdiğin yalanlarınım aynı zamanda.

Ben senin beni aldattığın adamım.

Ben senin gelmeyen uykunum.

Ben senin çoğu şeyden sıkılan duygularınım.

Ben senin buğulu sesin, hıçkırıklı ağlamanım.

Ben senin elmacık kemiklerinde hissettiğin ağrıyım.

Ben senin ağladığın zaman başını koyduğun yünlü yastığım.

Ben senin tam çekmeyen televizyonunum.

Ben senin üzerini örtemeyen battaniyenin eksik kısmıyım.

Ben senin eksik kısmını saracak olan adamım.

Ben senin pencerene vuran ağaç dalıyım.

Ben senin sevmediğin birine attığın sahte gülüsemenim.

Ben senin soğuk havada ensene düşen tombul yağmur damlasıyım aynı zamanda.

Ben senin arkandan sana bakanım.

Ben senin gıdıklanan her yerinim.

Ben senin kötü saç kesimin, seçemediğin giysinim.

Ben senin evinin kapısına geldiğine çişinin gelmesini sağlayan hormonum.

Ben senin yoldan geçerken kendine baktığın dükkan camıyım.

Ben senin uzun yolculukta bitmekte olan şarjınım.

Ben senin saçını kuruladığın havluyum.

Ben senin “5 dk daha uyu” diyen iç sesinim.

Ben senin iki dudağın arasına giren gözyaşınım.

Ben senin karın ağrınım.

Ben senin şarkıların bilmediğin kısmında söylediğin “nınınınım”ım.

Ben senin konuşmanın tam ortasında kesilen internetin, kapanan bilgisayarınım.

Ben senin yolda çözülen bağcığınım.

Ben senin bilgisayarın açılmasını beklediğin süreyim.

Ben aslında, senim.

Tanıdın mı beni ?

Bugün bazı insanlar bir çiçeğin yaprağına üfledi ve bazıları da otobüslerini kaçırdı. Bazı insanlar serçe parmağını bir yere vurdu

Bi kadın sabah kalktı gitti ketılın tuşuna bastı,ama çalışmadı.Sonra baktı tv nin ışığı yanmıyor,haaa dedi içinden elektirikler yokmuş.

 Servis bekleyen devlet memurları ve boğazı gıcık yapan coğrafya öğretmenleri bir günü daha bitirdiler.

Sabah alarm ile değil de, kalbinin sızısıyla uyananlar oldu. Bugün bazılarının kalbi kırıldı. Bazıları da hayatına devam etti. Kimileri, deli gibi birilerini yanında istedi, kimileri yalnız kalmak. Bugün bazı insanların yüzüne telefon kapandı ve bazıları telefonu açıp “seni seviyorum” dedi.

Bisikletten düşen çocuklar oldu. Bazılarına kalkamadan araba çarptı.Arabasıyla bisikletli çocuklara çarpanlar oldu. Bazıları bırakıp kaçtı. Ama çoğu durup ambulans çağırdı.

Bırakıp kaçanların Allah belasını versin.

Kendisini kötü hissettiğinde ona sarılman gerekebilir. Öyle çok değil iki dakika yeter.

Bazen “Beni seviyor musun?” diye sorabilir. Nerden çıktı bu şimdi deme. Biraz elini tut kafi.

Çok kızıp bağırırsa, karşılık verme, içindekileri kusup rahatlaması lazım. Peşi sıra “Neden susuyorsun?” diyebilir, korkma seni seviyor.

Eğer ağlarsa o anda duyması gereken sözcükleri sıralamalısın. İçtenlikle.

Düşecek gibi olduğunda, omzunu yakında tut.

Gülmeye ihtiyacı olduğunda beni güldür diyemez. Ama belki sen yine de denersin.

En güzel şarkıları onun için, sadece onun için dinle. Belki o da sever.

Şimdi o kızı sevebilirsin.